1071’den  2008’e

TOZANLI / DOĞANŞAR’DA ETNİK YAPI

 

FİKRİ KARAMAN

Araştırmacı - Yazar

 

TOZANLI / DOĞANŞAR KAZASI

1455’ten itibaren Tokat’a bağlı olan Tozanlı / Doğanşar, 1870’te Hafik’e bağlandı. İpsile ve çevresi Tozanlı ismini Tozan Bey ve aynı isimle anılan cemaattan almıştır. Tozan Bey, 1455 öncesinde yörede idarî ve askerî yetkiliydi. Tozanlı cemaatinin lideri durumundaydı. Tozan beyin ne zaman öldüğünü bilmiyoruz. 1455 tarihli tahrirde Tozan beyin Kasım, Hasan, İbrahim, Osman ve Hazar isminde beş oğlundan bahsedilmekte. Tozan beyin torunları ve soyundan gelenler, sonraki asırlarda da Tozanlı nahiyesinde (kazasında) etkinliklerini devam ettirmişler, bölgeyi yönetmişlerdir.1

Tozanlı; günümüzde iki il (Sivas ve Tokat) ile beş ilçeye (Doğanşar, Hafik, Almus, Reşadiye, Koyulhisar) bağlı 73 civarındaki yerleşim merkezini ifade etmekte. Bu köyler Doğanşar (İpsile – Tozanlı Kazası’nın 500 yıllık merkezi) ilçesine bağlı; Alan, Alazlı / Çirmiş, Arslantaş / Karadiz, Avcıçayı / Dumanit, Başekin, Beşağaç / Urumcuk, Boyalı, Çalıcı, Darıkol, Ekinciler / Arzuman, Eskiköy, Göçüköy, İçdere / Câcek, Kabaçam / Tavuza, Karkın, Kıpçak, Kozağaç, Kozlu, Okçulu, Ortaköy / Ortaviran, Sarısuat / Gevele, Söbüler, Ütük, Yavşancık, Yeşilçukur / Mundarlı. Hafik ilçesine bağlı; Adamlı, Akkaya, Alanyurt, Alibeyli, Bayramtepe / Heze, Besinli / Buhiya, Beykonağı / Divriğin, Çaltılı / Gövesse, Çatpınar /  Ermenis, Gülpınar / Asarcık, Değirmenseki, Dündar, Ekingölü / Ohturum, Kızılcaören, Mansurlu, Olukbaşı, Otmanalan, Oymadere / Gönekse, Pusat, Yakaboyu, Yeniköy. Koyulhisar ilçesine bağlı; Bozkuş. Sivas merkeze bağlı; Asarcık, Almus ilçesine bağlı;                Bağtaşı / Gibis, Çamköy / Zora, Çaykaya / Heyvek, Çaykıyı / Tığnıs, Çayönü / Değeryer, Çiftlikköy, Gebeli, Göltepe, Hubyar, Kolköy, Mescitli, Sarıören, Reşadiye ilçesine bağlı; Abdurrahmanlı, Dalpınar / Tuğla, Esenköy / Sarsı, Eyüp, Fındıcak / Tozanlı Fındıcak, Gurbetli, Gülburnu / İtburnu, Güneygölcük, İsmailiye / Sameyil, Kuzgölcük, Özenli / Öküzlü, Özlüce / Onapa, Uğurlu / Ficek ve Yoğunpelit köyüdür.

1455 tarihinden itibaren Tozanlı’da 113 yerleşim merkezi görülmekte. Bunların bir kısmı zamanla coğrafya ve tarihten silinmiş. 1455 tarihinden itibaren yaklaşık 450 yıl, bir kısmı 500 yıl müddetle Doğanşar’a bağlı olan Tozanlı köyleri 1906, 1939, 1954 ve 1968 tarihlerinde Doğanşar’dan ayrıldılar. 14 köy Reşadiye’ye, 11 köy Almus’a, 21 köy Hafik’e, 1 köy Koyulhisar’a, 1 köy Sivas merkeze bağlandı. Bu kopmaların tek sebebi Doğanşar merkezle ulaşım imkanlarının kısıtlı oluşudur.

 

a. Anadolu’nun Fethi ve Türklerin İskanı

Türkler Anadolu’ya ilk kez sanıldığı üzere 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi ile gelmedi. M.Ö’ki asırlarla 300’lü yıllarda Anadolu’da Türklerin varlığı bilinmekte. Romalı tarihçiler bu konuda bilgiler vermekte.

Bizans Devleti, daha VI. yüzyıl başlarından itibaren Avrupa’da Türkleri bir yandan Hıristiyanlaştırdı, diğer yandan da askerî hizmete alarak Anadolu’ya iskân etti. Bu iskân ve askere alma işi, İranlılara ve Araplara (Müslümanlara) karşı yapıldı. Bu Türkler, Ankara ile Kayseri arasında, Bursa çevresinde, Antalya ve Milas taraflarında yerleşti. En büyük yerleşme Trabzon ve çevresi ile Tarsus (Karaman’a kadar) çevresinde oldu.2

Aynı dönemde Bizans’ın takip ettiği bu iskân politikasından Doğanşar da nasibini aldı. Yörede Doğanşar’a yakın mesafedeki Alan ve Çirmiş adlı yerleşim merkezlerinin varlığı bize bunu göstermekte. Alan ve Çirmişler diğer Türk topluluklarıyla birlikte X. asır ve öncesinde Karadeniz’in kuzeyinde yaşamaktaydılar. Bunlar; yöredeki Türk devletlerinin yıkılmalarından sonra Bizans’la birçok mücadeleye giriştiler. Kaybedenler Bizans hakimiyetini kabul ederek Bizans’ın istediği yerlerde iskân edildiler. Doğanşar yöresine yerleştirildiklerini ifade ettiğimiz, Çirmiş ve Alanlar Türk boylarındandır.3

1015-1021’lerde Anadolu üzerine ilk Türk keşif akınları başladı. 1071 Malazgirt Savaşı’ndan önce birçok Anadolu şehri Türklerin eline geçti: “1048 Erzurum, 1057 Malatya, 1059 Sivas, 1064 Kars, 1067 Kayseri, Niksar ve Konya, 1068 Amuxriyye, 1069 Honas” başlıca fethedilen şehirleri teşkil etti.4

Malazgirt Meydan Muharebesi ise Anadolu’nun kapılarını Türklere tamamen açtı. Bizans’ın mukavemeti 1071-1080 arasında tamamıyla kırıldı ve Orta Anadolu’da hiçbir tesiri kalmadı. Danişmendname’ye göre Gümüştekin Ahmet Gazi, Sivas’tan sonra ilk fetihlerini Yeşilırmak havalisinde yaparak Selçuk kaynaklarının Danişmend ili adıyla belirttiği bölgelerde devletini kurdu. 1085’te kurulan bu devletin sınırları içinde Sivas, Tokat, Niksar, Kayseri ile Çorum şehir ve vilâyetleri bulunuyordu.5 Görüldüğü üzere Tozanlı / İpsile de bu ilk fethedilen yerlerin sınırları arasında bulunmaktadır.

Anadolu’nun batısında Selçuklu Devleti, Sivas ve çevresinde Danişmendliler, Doğu Anadolu’da Saltuklular, Artuklular, Mengücekliler ve Sökmenliler adıyla Türk devlet ve beylikleri kuruldu. Bu devletler kurulurken Türk toplulukları da Anadolu’ya akın akın gelip yerleşmeye başladılar.

Anadolu’da siyasî üstünlük kimi zaman Selçuklularda olmasına rağmen, kimi zaman da Danişmendlilerin eline geçiyordu. 1175 tarihinde Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan’ın Danişmendli Devleti’ne son vermesiyle,6 Danişmentli topraklarıyla birlikte İpsile ve çevresi de Anadolu Selçuklu yönetimine girdi.

Tozanlı / İpsile / Doğanşar 1335 – 1381 yılları arasında Eretna, 1381 – 1398 yılları arasında Kadı Burhanettin Ahmet Devleti sınırları arasında yer aldı.

Kadı Burhanettin, Temmuz 1398’de Akkoyunlu Kara Yülük Osman tarafından öldürüldükten sonra Sivas halkı Osmanlıları şehre davet etti. 1399 yılında mühim bir kuvvetle gelen Yıldırım Bayezıt Sivas, Tokat ve Kayseri’yi Osmanlı topraklarına kattı.7

Böylece, Sivas ve Tokat’la beraber Tozanlı da ilk defa Osmanlı yönetimine girmiş oluyordu. Fakat bu durum uzun sürmedi. Osmanlı Devleti için diğer bir Türk cihangiri olan Timur tehlike olarak belirdi. 1402’de Ankara’da yapılan savaşı Bayezıt kaybederek Timur’a esir düştü ve Anadolu’da da 11 yıl sürecek olan Fetret Devri böylelikle başladı. Anadolu Türk birliği bozuldu, Osmanlı’nın ilhak ettiği eski Türk beylikleri yeniden teşekkül etmeye başladı. Sivas, Tokat, Amasya ve Çorum yöresinde ise Kızıl Ahmetliler bir beylik halinde ortaya çıktılar.

 

b. Tozanlı Bölgesinin Kesin Olarak Osmanlı Yönetimine Girmesi ve İpsile’nin Fethi

Kızıl Ahmetliler’in 1424’te ortadan kaldırılmasıyla, Tozanlı ikinci defa ve kesin olarak Osmanlı yönetimine girdi.8

1455 tarihli Tapu Tahrir Defterine göre, İpsile dışındaki yerleşim merkezlerinin tamamı Türklerin elindeydi. Bu köylerin hiçbirinde gayr-i müslim nüfus bulunmuyordu. İpsile sağlam bir kaleye sahip olduğu için fethedilememişti. 1455’te kalenin kuşatma altında olduğu anlaşılmakta. İpsile’deki gayr-i müslimler, kale altından Tekeli içi deresine kazdıkları tünel vasıtasıyla su ihtiyacını karşılamış. Tünellerin varlığı hala bilinmekte. 1455’te İpsile’deki değirmenin harabe halinde olması, kuşatmanın etkisini göstermektedir. Fetihten sonra değirmen faaliyete geçmiştir.9

İpsile kalesi, Fatih Sultan Mehmet’in 1460 – 61 tarihlerinde düzenlediği Trabzon seferi sırasında teslim olmak zorunda kalmıştır. 1485 tarihli Tapu Tahrir Defterinde İpsile’ye yerleşen ilk sekiz askerin isimleri yazmakta. Bunlar; Müslümânân ki, evlâd-ı Tozanlu’nun nûgerleri / neferleridir. İsimleri;  Hayreddin Fakîh imam, Şeyh Çoban, Halife veled-i Ya’kûb, Mehmed veled-i Hacı Hasan, Ahmed birâder-i mezkûr, Ramazan, Pirî veled-i Abdülaziz, Çerak veled-i Turkaya “Sipahizâde”.10

 

c. Tozanlı’da Etnik Yapı

Tozanlı nüfusu ile ilgili en eski bilgi 1455 tarihine ait. 1455’de Tozanlı nüfusu 1.734, 1485’de 2.181, 1520’de 2.360, 1554’de 4.626, 1574’de 7.574, 1831’de 9.504, 1845’de 6.090 ve 1915’te 12.635 kişiden oluşmaktaydı.

1455 tarihli tahrirden anlaşıldığına göre, Tozanlı’daki köylerin tamamı Türklerden oluşmaktadır. Bu durum diğer tarihlerde de aynen devam etmiştir.

1485, 1520, 1554 ve 1574 tarihlerinde İpsile merkezdeki Gayr-i Müslimlerin sayısı Müslümanların 1 / 3’ü kadardı. 1485’ten itibaren İpsile merkezde hem Müslüman hem de Gayr-i Müslimlerin sayısı artmıştır. Bunun sebebi İpsile merkezin güvenlik açısından elverişli olmasıdır. Tozanlı bölgesi dışındaki Rumların da İpsile’ye geldikleri anlaşılmakta.11

1574 ile 1601 yılları arasında nüfusta düşme eğilimi başladı. Bu düşme eğilimi 1601 – 1611 yılları arasında da devam etti. Tozanlı’nın nüfus kaybı bu dönemde % 46.82’dir. Bu büyük düşüşün aynı dönemde devam eden iktisadî ve sosyal çalkantılar ile yakın ilgisi vardır. 1611 – 1620 arasında diğer nahiyelerde görülen nüfus artışı Tozanlı’da görülmemektedir. Tozanlı’daki nüfus kaybından gayr-i Müslimlerin İpsile’yi terk ettikleri anlaşılmakta.

1574 ile 1641 döneminde Tokat kazası kırsalında % 67.98’lik bir nüfus düşüşü vardır. Benzer durum Tokat kazasında yaşayan Gayr-i Müslim nüfus için de geçerlidir. 1574 ile 1642 yılları arasında toplam cizye ödeyen büyük erkek nüfus 1574’teki tahrir ve 1642’deki cizye kayıtlarında iki tarih arasında Tokat kazası dahilindeki toplam Gayr-i Müslim nüfusunda % 68.50’lik bir düşüşü göstermektedir. Gayr-i Müslim nüfustaki azalma ile Tokat kırsal nüfusundaki % 67.98’lik azalma arasında bir yakınlık görülüyor. Tokat kırsalında Gayr-i Müslim nüfusta azalma görülürken, Tokat merkezde ise Gayr-i Müslim nüfus’ta artış dikkati çekmektedir.12

Gayr-i Müslimlerin önceki tarihlerde de bölgeden çekildikleri bilinmekte. Gümüştekin Ahmet Gazi’nin Yeşilırmak havzasında 1080’li yıllarda yaptığı fetihler esnasında, Süryani tarihçisi Mihael, Rumların Danişmend ili / Pont’tan gidişlerini şöyle anlatmakta: “Türklere karşı yenilen Rumlar bir daha onlara karşı duramadılar. İmparator Mihael korkuya düştü. Hıristiyanlara acıyarak Pont’ta kalmış halkın bakiyelerini eşyaları ile birlikte atlara ve arabalara yükletti; denizin ötesine (Yani Anadolu’dan Balkanlara) nakletti.”13 Görüldüğü üzere Rumlar Yeşilırmak havzasında yenildikleri zaman din değiştirme değil, memleket değiştirme yolunu tercih ederek, buraları boşaltmışlardır.

Bir başka benzer bilgiyi, Robert Mantran 17. Yüzyılın İkinci Yarısında İstanbul adlı eserinde ifade etmekte. Mantran eserinde şöyle diyor: “Fatih dönemi ve devamında diğer birçok bölgeyle birlikte Sivas ve Tokat yöresindeki Gayr-i Müslimler, İstanbul’un değişik semtlerine iskâna tabi tutulmuşlardır.”14

1682, 1690 – 91 ve  1693 – 94 tarihlerinde Tozanlı’da Gayr-i Müslim nüfus görülmemekte.

 

H.1093 / 1682’de Tokat Voyvodalığı’na bağlı yerlerin hane ve kişi olarak nüfusu:

 

NAHİYE        LİV          VTH        VMH      TH          MH         ZH      TAH.NÜFUS

Komanat       Sivas          275          8              283          178          105      1.415

Kafirni           Sivas          240          108          348          348          -           1.740

Tozanlı          Sivas          132          104          236          236          -           1.180

 

H.1102 / 1690 – 91’de Tokat Voyvodalığı’na bağlı yerlerin hane ve kişi olarak nüfusu:

 

NAHİYE        LİV          VTH        VMH      TH          MH         ZH     

Komanat       Sivas          181          23            204          159          45       

Kafirni           Sivas          208          79            287          283          4         

Tozanlı          Sivas          121          23            144          144          -          

 

H.1105 / 1693 – 94’de Tokat Voyvodalığı’na bağlı yerlerin hane ve kişi olarak nüfusu:

 

NAHİYE        LİV          VTH        VMH      TH          MH         ZH      TAH.NÜFUS

Komanat       Sivas          267          50            317          245          72        1.585

Kafirni           Sivas          278          115          393          382          11        1.960

Tozanlı          Sivas          118          32            150          150          -           75015

 

VTH (Vergiye Tabi Hane), VMH (Vergiden Muaf Hane), TH (Toplam Hane), MH (Müslüman Hane), ZH (Zımmi Hane).

 

Günümüzden yaklaşık 250 yıl önce yaşayan Ozan KARAOĞLAN’ın (1690-1765), İpsile Destanı adlı şiirindeki bir dörtlüğünden öğrendiğimize göre, yöre halkı Oğuz Türkleri’nden oluşmaktadır. Dörtlük şöyle:

Bizden selâm olsun Kümbet Baba’ya

Oğuz’u, Türkmen’i çıkmış obaya

El açtım Torluğa, durdum duaya

Söylenir dillerde adın İpsile.16

 

1831 nüfus sayımı, 1844 temettuât sayımları, Sivas Sâlnâmeleri ve 1915 nüfus sayım sonuçlarına göre de Tozanlı’da Gayr-i Müslim nüfusun olmadığını görmekteyiz.

 

d. Tozanlı’da Erkek İsimleri

1455, 1485, 1520, 1554 ve 1574 tarihli Tapu Tahrirler ile 50 civarındaki Tozanlı Temettuât Defterlerini incelerken, halkın kullandığı isimler dikkatimi çekti. Üzülerek ifade etmeliyim ki belgelerde sadece 18 – 20 yaş üzeri erkeklerin isimleri geçmekte.17 Keşke kadınların isimleri de yazılı olsaydı.

İsim, bir varlığı, eşyayı, kavramı veya bunların topluluğunu ifade eden kelime, addır. İsimlerimiz, bebeklikten ömrümüzün sonuna kadar ve hatta bizden sonra da yaşayan arkadaş, yoldaşımızdır. İsimler, tam anlamıyla olmasa da kişinin kimlik ve kültürünü ortaya koyar. Karşımızdaki insan ve daha ziyade ismi veren kişinin kültürel özelliklerini ifade eder.

Aşağıya sıraladığım 119 yıllık döneme ait 358 ismin çoğunluğu gerçekten ilginç. Kulağa hoş gelmekte, insanlarımızın sevinç ve kederleriyle Türk kültürünü yansıtmakta. Kafiyeye de dikkat edilmiş. Bazı anne ve babaların çocuklarına verdikleri isimler şöyle:

Habil  - Kabil - Mukabil, Sevindik – Güvendik, Hoşkadem  - Hoşi, Durak – Dursun. Uzamış, Beslemiş, Doğmuş, Aydoğmuş, Gündoğmuş, Sevindik, Güvendik, Yaramış.

Dikkati çeken bir başka isim çeşidi ise aynı köyde sıkça görülen “Allahverdi, Tanrıverdi, Hüdâverdi, Calabverdi, Sübhanverdi” adlarıdır. 

Yörede sıkça rastlanan Menteşe, Aydın, Saruhan, Karaman, Canik gibi erkek isimleri ise bize Osmanlının iskân siyasetini hatırlatmakta. Bilindiği üzere Yıldırım Bayezıt’tan itibaren Osmanlı ortadan kaldırdığı beyliklerin insanlarını Anadolu ve Rumeli’nin değişik bölgelerine dağıtmaktaydı. İsimler bize bu siyasetten Tozanlının da nasibini aldığını göstermektedir.

1455 – 1574 dönemine ait isimlerde, Türklük özellikleri ile milletimizde var olan espri anlayışı, keder ve sevinç fazlasıyla dikkatimizi çekmekte. 1845 tarihinde XV. ve XVI. yüzyıllarda kullanılan isimlerin hiç birine rastlayamamaktayız. Bunların yerini tamamen İslâmî karakter taşıyan adlar almış. 1845’de isim çeşidi de azalmış. Halkın % 52’si Mehmet (% 17.52), Hasan (% 13.09), Mustafa (% 12) ve Hüseyin (% 9.12) ismini taşımaktaydı. Bunun sebebi, Tozanlı bölgesinde 1400’lü yıllarda yarı göçebe vaziyette yaşayan Türkmenlerin yerleşik hayata geçmeleri ve bölgedeki medrese eğitimi olsa gerek diye düşünüyorum.

 

d-1. 1455 – 1574 Dönemine Ait Erkek İsimleri

Abbas, Abdi, Abdullah, Adil, Adilşah, Abdulgani, Abdurrahman, Abdülaziz, Abdülcelil, Abdülrezzak, Ahlac, Ahmed, Alagöz, Ali, Alihan, Allahverdi, Arduc, Armağan, Asılbeg, Aydın, Aydoğmuş, Aykud, Ayvat, Ayvaz, Aziz, Bahaeddin, Bahşayış, Bahşi, Balaban, Bali, Başlamış, Bayezıd, Bayındır, Bayram, Becâyiş, Bedir, Beg, Beglü, Begtemür, Bekir, Bektaş, Beslemiş, Beyat, Beyrek, Beyrûnde, Bozdoğan, Burhan, Budak, Bulgar, Bulduk, Cafer, Calabverdi, Can, Canik, Cankulu, Cavid, Cebrâil, Celâl, Cennet, Civan, Cundi, Cüneyd, Çakır, Çalıpaşa, Çalış, Çerak, Çercik, Çoban, Çomar, Çura, Dağlıyan, Dağlı, Dağtaşan, Dahi, Danişmend, Davud, Devlet, Devletyâr, Dilşad, Dede, Demirci, Demiş, Divâne, Doğan, Doğmuş, Dulgaffar, Durak, Durali, Durdu, Durmuş, Dursun, Dündar, Ebubekir, Eğlence, Ekince, Evlin, Emin, Emir, Emirşah, Emrullah, Erkulu, Enbiya, Erad, Ercivan, Erdu, Ergaib, Erişdi, Errabi, Ertanî, Erzanî, Erzuman, Esen, Esmen, Eşbeg, Evliya, Eymir, Eymirze, Fazıl, Ferihşad, Ferman, Fesad, Feyad, Fındık, Gaib, Garib, Gazi, Göğüş, Gökçe, Güllabi, Günce, Güvendik, Habil, Hacı, Halid, Halil, Halim, Hallac, Hamid, Hazma, Hankulu, Hasan, Hayat, Haydar, Hayrullah, Hayreddin, Hıdır, Hızır, Hızırşah, Hikmet, Himmet, Hoca, Hoşi, Hoşkadem, Hubyar, Huccet, Hun, Hüdâverdi, Hüsameddin, Hüseyin, İbrahim, İdris, İlbegi, İldeş, İlyas, İmamkulu, İne, İsa, İshak, İskender, İslâm, İsmail, İsrail, İvaz, Kabil, Kadı, Kalender, Kara, Karaağaç, Karagöz, Karahasan, Karakoç, Karaman, Kasım, Kavli, Kaya, Kelhan, Kemal, Kerameddin, Kerem, Kethüda, Kılağuz, Kılıç, Kızıl, Kızgın, Kızkapan, Kozan, Köse, Kutlupaşa, Küçük, Lütfullah, Mahmud, Maksud, Mansur, Marazi, Mecid, Mehmed, Melek, Melik, Memi, Memiş, Mendeş, Menteşe, Mesud, Mezid, Mısır, Mısrî, Mihmad, Mihnet, Misafir, Mora, Muarrif, Muhsin, Mukabil, Mukaddem, Murad, Musa, Mustafa, Muzaffer, Mümin, Mürsel, Mürüvvet, Nasreddin, Nasrullah, Nazır, Nebi, Nefis, Nurali, Nurdoğan, Orkud, Oruç, Oruçgazi, Osman, Ömer, Pelid, Pervane, Pir, Pir Ahmed, Pir Ali, Pirbende, Pir Budak, Pir Civan, Pir Dede, Pir Hun, Pir-i fani, Pir Kulu, Pir Mehmed, Pir Mezid, Pir Nefis, Pir Sultan, Pir Turak, Pirullah, Pir Veli, Pirzâde, Ramazan, Receb, Resûl, Rıdvan, Rüstem, Sadaka, Sadık, Safa, Sali, Sami, Samir, Saru, Saruhan, Satılmış, Sefer, Selim, Selman, Serdengeçti, Serkeş, Sevilmiş, Sevilmişşah, Sevindik, Seydi, Seydi Ahmed, Seydi Ali, Sofi, Soyulmuş, Sultan, Sultanşah, Sübhanverdi, Sündül, Süleyman, Şaban, Şadi, Şah Ali, Şah Kızıl, Şah Mahsur, Şah Kulu, Şah Veli, Şarkî, Şatır, Şehriyâr, Şehsuvar, şeker, Şeref, Şeyh, Şeyhbende, Şeyhûllah, Şükrûllah, Tabib, Tağçoban, Tankut, Tanrıvermiş, Taşağıl, Taşgun, Taşoğlu, Taştemür, Tat, Tatar, Temürhan, Tercüman, Tomancık, Tura Hoca, Tur Ali, Turabeg, Turaşah, Turgut, Turhan, Turkaya, Turpaşa, Turşan, Uğurlu, Ulaş, Urum, Uzamış, Ümmet, Üveys, Veledşah, Veli, Velid, Veyis, Yahya, Yakub, Yâr Ahmed, Yaralı, Yayla, Yiğit, Yolkulu, Yunus, Yusuf, Zekeriya, Zeyneddin, Zeynel ve Zülkadir.

d-2. 1845 Temettûâtı’nda Geçen İsimler ve Aynı İsmi Taşıyan Kişi Sayısı:

Abbas 3, Abdullah 24, Abdulkadir 8, Abdurrahman 6, Abu 1, Ahmed 9, Ali 87, Bayram 3, Bekir 24, Bektaş 1, Davud 1, Derviş 2, Emin 1, Efendi 2, Eyüb 1, Fettah 1, Feyzullah 2, Hacı 4, Hacı Ali 1, Halil 46, Hazma 6, Hasan 145, Hazar 2, Hıdır 2, Himmet 2, Hüseyin 101, İbrahim 52, İshak 1, İsmail 1, Kadir 1, Lütfullah 1, Mahmud 7, Mehmed 194, Mehmed Emin 1, Musa 1, Mustafa 74, Osman 89, Ömer 67, Ömer Osman 1, Receb 4, Sabır 1, Salih 1, Süleyman 26, Veli 17, Yahya 1, Yusuf  8 kişi.18

 

e. Tozanlı’ya Yerleşen Türk Toplulukları

Tozanlı yöresine Bizans, Danişmendliler, Anadolu Selçukluları, Beylikler ile Osmanlı İmparatorluğu döneminde çok sayıda Türk boy ve cemaatı yerleşmiştir. Alan ve Çirmiş Türkleri 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi öncesinde yerleşen Türk boylarıdır.

Bizans döneminden kaldığı tahmin edilen kale taşlarından biri üzerindeki ok ve yay ile 24 Oğuz Boyu’ndan Bozokların Günhan Kolu’nun Bayat şubesine ait olan damga, buraya Bayat boyuna mensup Türklerin yerleştiğini göstermektedir.19 Ayrıca, Yörükan taifesinden olan Tozanlar veya Tozanlı Cemaati’nin Türkiye’de yerleşme alanı yalnız Sivas Eyâleti olup, bu bölgede Tozanlı adıyla anılan tek yer Doğanşar ve çevresidir.20 Yöreye gelip yerleşen bir diğer topluluk ise yukarıda açıklandığı üzere Kızıl Ahmetliler’dir. Tozanlı’daki Karkın, Dündar, Kabaklu, Çepni, Kıpçak adlı yerleşim merkezlerinin varlığı, çok sayıda Oğuz boyunun bölgeye geldiğini göstermektedir. Tapu Tahrir Defterlerinde sıkça rastladığımız Menteşe, Saruhan, Aydın ve Karaman gibi isimler, bölgenin Osmanlının iskân siyasetinden payını aldığına delalet etmekte. Bilindiği üzere, Osmanlı yendiği beyliklerin halkını, Anadolu ve Rumeli’nin değişik bölgelerinde iskâna tabi tutmaktaydı.21 Ali KENANOĞLU’nun Hûbyâr Ocağı ve Beydili Sıraç Toplulukları adlı çalışmasında detaylı olarak açıklandığı üzere yöreye yerleşen bir diğer Türk topluluğu Beydili Aşireti’dir.22

İlçe merkezindeki Karamanlu (Karaman), Türkmengil (Türk), Yürük, Ferhat, Kıncır, Bayraktar, Çıldır, Serdar ve Karakösegil olarak isimlendirilen sülale isimleri, Doğanşar’a yerleşen Türk boyları hakkında bize ipuçları sunmaktadır. Benzer isimler köylerin tamamında bulunmakta.

1241 / 1826 tarihinde Niksarlıların bazıları yerlerini terk etmiş; Tozanlı, Kafirni / Almus ve Kumanat taraflarına göç etmişler. Bu durum vergilerin dağıtılma ve toplanmasını engellemekteydi. Bu sebeple göçlere engel olunması ve göçenlerin derhal yerlerine döndürülmeleri istenmiştir.23  Ancak, Doğanşar ilçe merkezi ile köylerindeki Balık ve Cenik soyadını taşıyan ailelerin varlığı bu kişilerin tekrar geri döndürülemediklerini göstermekte. Bu aileler dedelerinden nakille Karadeniz’den geldiklerini bilmekteler.

 

f. Tozanlı’da Fizikî Yapı

İnsanların fizikî yapısıyla antropoloji bilimi ilgilenmekte. Antropolog değilim. Fakat, belgelerden hareketle Tozanlı yöresi insanın fizikî yapısı hakkında az da olsa fikir yürütmek mümkün. Üç ayrı belgede insanların fizikî yapısından bahsedilmekte. Belgelerde ismi geçen 90 kişiden 83’ünün boyu verilmiş. Bunlardan 79 kişi orta boylu, 2’si uzunca, 2’si de uzun boylu. 78 kişinin göz rengi yazılı. 73’ü elâ gözlü, 5’i kara gözlü. 71 kişinin kaşlarının şeklinden bahsediliyor. 70’i açık kaşlı, 1’i çatık kaşlı. 6 kişi sakallı olarak geçmekte. Sakallıların 3’ü kumral, 1’i kara, 1’i kır, 1’i de sarı sakallıdır. 24

 

g. Yer Adları

Herhangi bir yerin, etnik yapısını öğrenmenin yollarından biri de yer adlarını incelemektir. Türk halkı, Orta Asya’dan Anadolu’ya göçerken, beraberinde geldiği yerin dağ, tepe, toprak, taş, nehir, göze, tarla, ağaç isimlerini de getirmiştir. Bu isimler benzer özellikler arz eden coğrafyaya aynen verilmiştir. Böylelikle Anadolu’nun taşı, toprağı da Türkleşmiştir.

Ermenistan’daki Azerbaycan menşeyli coğrafî adlar konusunda makale yazan Prof. Dr. Budak BUDAKOV, coğrafî adların önemi konusunda şunları söylemekte:

“Coğrafî adlar yerin, tanığıdır, belleğidir. Bu adları insanlar ona zaman ve mekan dahilinde vermişlerdir. Demek ki coğrafî adlar toprağa sızmış, anılara kazınmış, yazılarla taşlaşmışlar, sinelerde beslenmiştir.”25

Prof. Dr. Refet YİNANÇ ise yer adları konusunda şunları söylemekte:

“Bir yerin kimliğini belirlemede mahalle isimleri de önem arzeder. Anadolu Türkler tarafından fethedilirken yeni yeni Türk köyleri ve kasabaları teşekkül ederken mevcut şehirler de de yeni kurulan mahalleler gibi eski mahallelere de Türkçe adlar verildi. Bu husus nüfus bakımından hakim unsurun Türk olmasının tabii bir neticesidir.26

Yer adları, türkü ve manilerimize, ağıtlarımıza da yansımış, zaman zaman konusu olmuştur. Tozanlı kazası merkezi olan İpsile / Doğanşar’daki yer adlarının % 99’u Türkçe kelimelerden oluşmaktadır.

1845 tarihinde Doğanşar’da yedi mahalle bulunuyordu. Bunlar; Cami-i Kebir, Çay-ı Kebir (Büyük Çay), Çay-ı Sagir (Küçük Çay), Kale, Ömerağaoğlu, Dervişoğlu ve Cinci Mahallesidir.

Yer adlarını Doğanşar ilçe merkezi, bazı çiftlik ve yaylalarla Çatpınar köyünü örnek alarak yazdım. Herhangi bir bölgedeki bütün isimleri atlamadan yazmaya özen gösterdim. Okuduğunuzda hemen tamamının Türkler tarafından verilmiş isimler olduğunu göreceksiniz. Bu isimler:

Abaoğlu, Acıçayır, Adatarla, Adilekadın, Ağbayır, Ağdaş, Ağdaşınçayır, Ağılardı, Ağılönü, Ağılpeği, Ağtarla, Ağu, Akbuzar, Aksu, Alaçam, Aladaş, Alan Köyü, Alineğin Su, Alifakı, Almacıoğlu, Almadibi, Almalısekü, Altunluçayır, Aluçlubelen, Arappınarı, Arkaormanı, Armutlu, Asaçukuru, Asapınarı, Asiyederesi, Asmalıdağ, Aşı Çalı, Aşağı Küllüce, Atçayırı, Atderesi, Atgüden, Ayrancı, Ayıkellesi, Bakırlı, Balcının Bahçe, Başekin Köyü, Başsekü, Bediköprüsü, Bekdeşin Tekne, Belbaşı Yaylası, Bengüdamı, Berberderesi, Besirü, Beştekneler, Bostangötü, Bozkuş Köyü, Böcüklü, Bögennüdere, Buzağıçukuru, Bürük, Büyükçayır, Büyükdere, Büyükgüney, Ceğcek / Cacek Köyü, Ceğcekderesi, Cehennemlik, Cırtı, Cırttutaş, Cindoğlu, Cincipınarı, Cinderesi, Cücü, Çadırga, Çağlanpınar, Çakşak, Çakşağıntepe, Çal, Çaldibi, Çalıcı Köyü, Çalıcıderesi, Çanaklıdere, Çat, Çatınçayır, Çapançukuru, Çatalgözler, Çatalgöynük, Çataltepe, Çayırçimen, Çaylıgol, Çetindaş, Çiğdemkıranınardı, Çirmiş Köyü, Çirmişayağı, Çitderesi, Çobankaya, Çökek, Çukurtarla, Çulluguzderesi, Darboğaz, Darıkolçayırı, Darıkol Köyü, Daşağılınbaşı, Daşdibi, Daşköprü, Daşlıburun, Daşlık, Daşludere, Daşyayla, Davşantepesi, Davulcuçukuru, Dede, Değirmenönü, Deligözderesi, Delikdaş, Depetam, Depetarla, Dereyol, Deveci Köyü, Deveçukuru, Dıngulcuk, Dırdikderesi, Dikilitaş, Dikmen, Dilküdaşı, Dipsizgöl, Dodulçayırı, Doruklu, Döllük, Duztaşı, Düztarla, Ebempınarı, Ecik, Eğrekkayası, Elmalubelen, Emin Hocanın Bahçe, Emişbeleni, Emişlik, Enişindibi, Erenler, Esidede, Eskiköy, Eskiköyardı, Eskimaden, Eskioba, Eşme, Eşmederesi, Eşekpınarı, Evlerinbaşı, Fatmahatun, Fediğinpınar, Fındıklıçukur, Fırınderesi, Fırıncuk, Gamez, Gavurpara, Gavurtürbesi, Gazoğlu, Gedükardı, Gelinpınar, Geyikseğirden, Gırtıl, Gıyasgüneyi, Gızıltarla, Gızgungaya, Gozağınçukur, Göçüköy, Göğpara, Göğtarla, Göğpınar, Göğsekü Yaylası, Göl, Göl Yaylası, Göllüdeğirmen, Gölyeri, Göynük, Guzderesi, Guzudaşı, Gülbostanı, Güney, Gürcülük, Güyegügayası, Hamam Köyü, Hargaltı, Harmanarası, Harmankaya, Hasa, Hasanderesi, Hasanındaş, Hasantarla, Haştaş, Haştaşardı, Hatibingöz, Havile, Hebirgöynü, Hendeğinardı, Hubyar Köyü, Hünvek, Irahat, Irmakgıyısı, Işıkköy, İbişpınarı, İçmesuyundere, İğdeçayırı, İmamçukuru, İmamıngözü, İncirarmudu, Kabakçalı, Kabalaklı, Kadınınçayır, Kalenindaş, Kalepınarı, Kanlıçukur, Karabacak, Karabaşderesi, Karaboyalığındere, Karacakaya Köyü, Karaçamur, Karderesi, Karadiz Köyü, Karakaya, Karakuş, Karanlıkdere, Karaoluk, Karasakdeliği, Kargaseküsü, Kanlıdere, Kasımınderesi, Katıranlık, Kavaklıburun, Kayıngüneyi, Kazukgirmez, Kebapgözü, Kemikligöz, Kepez, Keşençamı, Keşişdağı, Kındıra, Kıpçak Köyü, Kıpçakönü, Kır, Kırantarla, Kırgöz, Kısukkaya, Kızıldağ, Kızıleniş, Kilisecük, Killik, Kirazdibi, Kireçliçukur, Kovanlıkkolu, Kozağaç Köyü, Kozlu Köyü, Köm, Kömürlük, Kömüşçayırı, Kömüşyatağı, Körelikboynu, Körselik, Köybeleni, Köklüyokuş, Köyyolu, Kumluyazı, Kurbağa, Kurdini, Kuruçukur, Kurugöl, Kurtdeliği, Kuzboynu, Kuzutepesi, Küllüce, Küpgırannındere, Kürdağılı, Latifinpınar, Lelelüboyun, Maden, Madeninkehi, Meydanardı, Meydanbaşı, Mezgittü Yaylası, Mıhlıdoruk, Muttalip, Nalludaş, Okçulu Köyü, Ormançayır, Ormantarla, Oruçgazi, Öküzçalmarı, Öküzçukuru, Öküzyatağı, Ötegeçe, Özürlü, Pala, Paşapınarı, Pelitler, Petekgöz, Pınarlusekü, Sadıkpınarı, Salısok, Sameyilyurdu, Sancıdaşı, Sarubayır, Sarudaş, Sarugöz, Sarukaya, Sarutarla, Saylar, Sayvanınönü, Seğerek, Sekü, Selviningöz, Semekdaş, Seslükaya, Sıradaşlar, Sinandeğirmeni, Sipregöz, Sipsilik, Soğanlık, Söbüler Köyü, Söğütdibi, Sülükgölü, Süttüpınar, Şabanpınarı, Şahbaz, Şerükgıranı, Tahirinkuyu, Tavukpini, Tekelidağı, Tekeliiçi, Tekkavak, Tekkebeli, Tekketarlası, Tekkurtkavağı, Tikennü, Timininçal, Tokuş, Torluk, Tozanlu, Tozlubayır, Turpüstü, Türbedibi, Tütiyeninsazak, Uçuk, Urut, Uzunburun, Ütük Köyü, Yağlıpınar, Yalavaç, Yanuk, Yatak, Yavşancık Köyü, Yaylacık, Yazılar, Yeldelikleri, Yellüce, Yeniyayla, Yeşme, Yıkılgan, Yoğunburun, Yoğunoğlu, Yumaklu, Yunnukderesi, Zilifligız, Zilliçukuru.27

Yukarıdaki Ohturum, Ermenis, Urumcuk gibi birkaç köy adı okuyanları şüpheye sevk edebilir. Ancak, 1455 ve sonrasındaki bütün tahrir ve temettuat defterlerinde bu köylerin de Türkmen olduğu görülmekte. Adı geçen köylerde de tek Rum, Ermeni veya başka bir millete mensup insan ismi geçmemekte. Bilinmeli ki Osmanlı hiçbir ayrım yapmadan herkesi tahrir defterlerine kaydetmiştir.

 

SONUÇ

Tozanlı / İpsile’de gayr-i müslim nüfusun bulunmamasının sebebi, bölgenin coğrafî yapısı ve ticaret ana yollarına uzaklığıdır. Yörenin coğrafî yapısı, ticaret ve sanatla uğraşan Rum ve Ermenilerin cazibesini çekmediği halde, tarım ve hayvancılıkla uğraşan Türk halkı için elverişli bir ortam teşkil etmiştir.

Çalışmamı günümüzden yaklaşık 250 yıl önce yaşayan Ozan Karaoğlan’ın mısralarını tekrarlayarak bitirmek istiyorum.

Bizden selâm olsun Kümbet Baba’ya

Oğuz’u, Türkmen’i çıkmış obaya

El açtım Torluğa, durdum duaya

Söylenir dillerde adın İpsile.

 

KAYNAKLAR:

1-Başbakanlık Osmanlı Arşivi Tapu Tahrir Defteri 2 - 859 / 1455 Maliye, İst.

2- Başbakanlık Osmanlı Arşivi Tapu Tahrir Defteri 19 – 890 / 1485 Maliye ve Evkâf, İst.

3- Başbakanlık Osmanlı Arşivi Tapu Tahrir Defteri 79 – 926 / 1520 Maliye, İst.

4- Başbakanlık Osmanlı Arşivi Tapu Tahrir Defteri 287 – 961 / 1554 Maliye ve Evkâf. / İst.

5-Tapu ve Kadastro Arşivi Sivas Mufassalı 988 / 1574 Sh. 183 – 200b. / Ank.

6- Sivas Sâlnâmeleri.

7- Başbakanlık Osmanlı Arşivi Sivas Ahkam Defterleri 1742 – 1908 tarihleri arasında 36 defter. İst.

8- Başbakanlık Osmanlı Arşivi Tozanlı Temettûât Defterleri 14825, 14432, 14838, 14832, 14826, 14811, 14803, 14841, 14802, 14807, 14809, 14821, 14836, 14821, 14831, 14827, 14776, 14781, 14837, 14816, 14846, 14797, 14829, 14839, 14830, 14829, 14823, 14805, 14833, 14813, 14843, 14819, 14810, 14808, 14815, 14833, 14851, 14798, 14834, 14806, 14840, 14804, 14841, 14819, 14800, 14847, 13627, 14812, 14817, 14799, 14849, 14848, 14818, 14822, 14845, 14844, 14824, 14820, 14840, 14814, 14842, 14837, 14850, 14801. İst.

9-AÇIKEL, Ali; CHANGES IN SETTLEMENT PATTERNS, POPULATION AND SOCIETY IN NORT CENTRAL ANATOLIA: A CASE STUDY OF THE DISTRICT (KAZA) OF TOKAT (1574-1643) A thesis submitted to the University Of Manchester for the degree of Ph.D. in the Faculty of Arts 1999.

10-BUDAKOV, Prof. Dr. Budak; Türk Kültürü, Sayı. 377, Eylül 1994

11-CİNLİOĞLU, Halis Turgut; Osmanlılar Zamanında TOKAT, III. Kısım, Tokat 1951

12-ÇINAR, Yusuf; Araştırmacı, Avren / Akören köyü – Zara.

13-KARAMAN, Fikri; 1455’ten 2003’e TOZANLI KAZASI, İstanbul 2003

14-KARAMAN, Fikri; Doğanşar İlçesi ve Köyleri Belgeseli, İst. 2000

15- KARAMAN, Fikri; Sâlnâme-i Vilâyet-i Sivas 1308 / 1890, İst. 2001

16-KARAMAN, Fikri; Tozanlı’da Erkek İsimleri, Reşadiyem, Yıl. 2, Sayı. 7, İst. 2002

17-KENANOĞLU, Ali; ONARLI, İsmail; Hubyar Ocağı ve Beydili Sıraç Toplulukları, İst. 2003

18-KURAT, A.N; Karadenizin Kuzeyindeki Türk Kavimleri.

19-MAHİROĞULLARI, Adnan; Dünden Bugüne Zara, Sivas, 1996.

20-MANTRAN Robert çeviri KILIÇBAY Mehmet Ali ve ÖZCAN Enver; 17. Yüzyılın İkinci Yarısında İstanbul, Cilt. I, Ank 1990

21-ÖZVAR, Yrd. Doç. Dr. Erol; XVII. Yüzyıl Osmanlı Taşra Maliyesinde Değişim. Rum Hazine Defterdarlığından Tokat Voyvodalığına Geçiş. Marmara Ün. Sosyal Bil. Ens. Yayınlanmamış Doktora Tezi, İst. 1998.

22-SEFEROĞLU, S K; MÜDERRİSOĞLU, A; Türk Devletleri Tarihi, Ank. 1986

23-ŞİMŞİRGİL, Doç. Dr. Ahmet; Osmanlı Taşra Teşkilatı’nda Tokat (1455 – 1574) Yayımlanmamış Doktora Tezi. İst. 1991

23-TURAN, Prof. Dr. Osman; Selçuklular Zamanında Türkiye, İst. 1984

24-YİNAÇ, Prof. Dr. Refet; Türk Yer Adları Sempozyumu Bildirileri, Ank. 1984

25-YÜCEL, Prof. Dr. Yaşar; Kadı Burhanettin, Ank. 1987

 

 

 

 

 

 

 

 



1 B.O.A  TT  2 - 859 / 1455 Maliye, TT 19 – 890 / 1485 Maliye ve Evkâf, TT 79 – 926 / 1520 Maliye, TT 287 – 961 / 1554 Maliye ve Evkâf, TK 988 / 1574 Sivas Mufassalı Sh. 183 – 200b.

2  SEFEROĞLU, S K; MÜDERRİSOĞLU, A; Türk Devletleri Tarihi, Sh. 65, 66. Ank. 1986

3  Geniş bilgi için bkz. KURAT, A.N; Karadenizin Kuzeyindeki Türk Kavimleri, Sh. 113, 153 ve SEFEROĞLU, A.g.e Sh. 55

4  TURAN, Prof. Dr. Osman; Selçuklular Zamanında Türkiye, Sh. 20, İst. 1984

5 TURAN, Prof. Dr. Osman; Selçuklular Zamanında Türkiye, Sh. 112, 113, İst. 1984

6 TURAN, Prof. Dr. Osman; Selçuklular Zamanında Türkiye, Sh. 668, İst. 1984

7 YÜCEL, Prof. Dr. Yaşar; Kadı Burhanettin, Sh. 42,   Ank. 1987

8 KARAMAN, Fikri; Doğanşar İlçesi ve Köyleri Belgeseli, Sh. 24, İst. 2000

9 B.O.A   TT  2, 859 / 1455 Maliye

10 TT 19 – 890 / 1485 Maliye ve Evkâf

11 KARAMAN, Fikri; 1455’ten 2003’e TOZANLI KAZASI, Sh. 45 – 47, İstanbul 2003

12 AÇIKEL, Ali; CHANGES IN SETTLEMENT PATTERNS, POPULATION AND SOCIETY IN NORT CENTRAL ANATOLIA: A CASE STUDY OF THE DISTRICT (KAZA) OF TOKAT (1574-1643) A thesis submitted to the University Of Manchester for the degree of Ph.D. in the Faculty of Arts 1999. Sh. 65 - 73, 115 – 117, 158 – 180’den özet bilgi.

13 TURA, Prof. Dr. Osman; Selçuklular Zamanında Türkiye, Sh. 39, 40, İst. 1984

14 Mantran Robert çeviri Mehmet Ali Kılıçbay ve Enver Özcan; 17. Yüzyılın İkinci Yarısında İstanbul, Cilt. I, Sh.44, Ank 1990

15 ÖZVAR, Yrd. Doç. Dr. Erol; XVII. Yüzyıl Osmanlı Taşra Maliyesinde Değişim. Rum Hazine Defterdarlığından Tokat Voyvodalığına Geçiş. Marmara Ün. Sosyal Bil. Ens. Yayınlanmamış Doktora Tezi, Sh. 66 – 70, İst. 1998.

16  ÇINAR, Yusuf; Araştırmacı, Avren / Akören köyü – Zara. MAHİROĞULLARI, Adnan; Dünden Bugüne Zara, Sivas, 1996. KARAMAN Fikri; Doğanşar İlçesi ve Köyleri Belgeseli, Sh. 22, İst. 2000

17 B.O.A TT 2- H.859 / M.1455, Sh. 646 – 678, TT 19 – H.890 / M.1485, Sh. 541 – 551, TT 79 – H.926 / M. 1520, Sh. 105 – 117, TT 287 – H.961 / 1554, Sh. 116 – 141, T.K.A TD 14, Sivas Mufassalı, H. 980 / M.1574, Sh. 183 – 200.b. ile B.O.A Tozanlı Temettûatları. Ayrıca bkz. Tokat Reşadiyem Dergisi, Yıl 2, Sayı 7, Sh. 40 - 41, İst. 2002

 

18 KARAMAN, Fikri; 1455’ten 2003’e TOZANLI KAZASI, Sh. 58 - 61, İstanbul 2003

19 KARAMAN, Fikri; Doğanşar İlçesi ve Köyleri Belgeseli, Sh. 22, İst. 2000. Bayat kelimesinin anlamı devletli, nimetli demektir. Ongunları şahindir.

20 B.O.A  TT  2 - 859 / 1455 Maliye, TT 19 – 890 / 1485 Maliye ve Evkâf, TT 79 – 926 / 1520 Maliye, TT 287 – 961 / 1554 Maliye ve Evkâf, TK 988 / 1574 Sivas Mufassalı Sh. 183 – 200b.

21 KARAMAN, Fikri; Tozanlı’da Erkek İsimleri, Reşadiyem, Sh. 40, 41 Yıl. 2, Sayı. 7, İst. 2002

22 KENANOĞLU, Ali; ONARLI, İsmail; Hubyar Ocağı ve Beydili Sıraç Toplulukları, İstanbul 2003

23 CİNLİOĞLU, Halis Turgut; Osmanlılar Zamanında TOKAT, III. Kısım, Sh. 130, Tokat 1951

24  T.K.A, Derdest, Sh. 31 – 36, B.O.A  SRA (Seraskerlik) No: 34-A   30.04.1256 ile Sivas Atik 1157 – 1258 Sh. 207, 213, 227, 237, 239, 241, 245, 247, 255, 264, 265, 269, 270, 276, 277, 296, 303, 318, 323, 325, 327, 339.

25 BUDAKOV, Prof. Dr. Budak; Türk Kültürü, Sayı. 377, Sh. 560, Eylül 1994

26 YİNAÇ, Prof. Dr. Refet; Türk Yer Adları Sempozyumu Bildirileri, Sh. 225, Ank. 1984

27 KARAMAN Fikri; Doğanşar İlçesi ve Köyleri Belgeseli, Sh. 236 - 239, İst. 2000