Ana Sayfa | Fikri Karaman- Hayatı ve Eserleri | İletişim

 

 

 TOZANLI / DOĞANŞAR’IN GELECEĞİ İÇİN

Fikri KARAMAN

Araştırmacı - Yazar

Tozanlı / Doğanşar; yüce dağları, engin vadileri, toprak yolları, güzelim yaylaları, gürül gürül akan gözeleri, keder ve sevinçleriyle memleketimizden bir parça. Tozanlı / Doğanşar; laleler, çiğdemler, mor menekşeler, navruzlar, güller, kekik ve envai çeşit çiçeklerin diyarı. Hep bir ağızdan türkülerin söylendiği, kol kola, gönül gönüle halayın çekildiği diyar.

Tozanlı / Doğanşar, Alevî ve Sünnî’siyle memleketimizden bir parça. Renklerin bütünleştiği, insanların insanca, dostça kucaklaştıkları yurt köşesi. Asırlar boyunca kardeşliğin örnek olduğu ve bundan sonra da olacağı yer.

Tozanlı / Doğanşar halkı, ekonomik ve sosyal sebeplerden dolayı son iki yüz yıldır göç etmekte. Tozanlı / Doğanşar nüfusunun artık 2 / 3’ü büyük şehirlerde yaşamakta. Ancak, hiçbirimiz doğup büyüdüğümüz güzelim toprakları unutmuş değiliz. Yaz aylarında yöre nüfusu dört beş kat artmakta, bölgede yapılaşma faaliyeti devam etmektedir.

Hepimiz Tozanlı / Doğanşar özlemiyle yaşamaktayız. Bu özlemi mısralara döküp, bir ozan ustalığıyla ifade edebilmem mümkün değil. Tozanlı / Doğanşar özlemini 1700’lerde yaşamış olan Ozan KARAOĞLAN ile günümüz şairlerinden Ömer TOZAR’dan dinleyelim.

 

Çıksam yücelere baksam yoluna                                         Derdin ile oldum divane deli,

Hayalin gönlümde tüter Tozanlı.                                         Kıvrım kıvrım, yollarını özledim.

Mail oldum mor menekşe, gülüne                                        Gözümde tütüyor; Sivri, Tekeli,

Hayalin gönlümde tüter Tozanlı.                                         Çiçek kokan, bellerini özledim.

 

Tekeli’de mor çiçekler açılır                                               Şu deli gönlüme vuramadım gem,

Yaz gelende ovalara göçülür                                              Sakın! Bu halime eyleme sitem,

Irgatlar derilir otlar biçilir                                                    Çaldibi’ni sarmış, yağlıca, çiğdem,

Hayalin gönlümde tüter Tozanlı.                                         Gonca gonca güllerini özledim.

                 Ozan KARAOĞLAN                                                            Ömer TOZAR

Hayat kaynağımız, yaşama sevincimiz olan yöremizin kaderini değiştirmek için bir şeyler yapmalıyız. Artık, günü düşünmek yerine; yarınları düşünmeliyiz. Atacağımız adımlar onlarca ve hatta yüzlerce yıl ilerisine etki etmeli. Şimdiye kadar dernekleşmeyle, piknik ve panayırlar hedefimizdi. Şu pikniği, panayırı da hayırlısıyla hele bir atlatalım sözünü sıkça dinleyip durduk. Bunlar hedef olmaktan çıkarılmalı araç haline getirilmeli. Yöre insanının aydınlatılması, yönlendirilmesi, sesimizi yöneticilerimize duyurabileceğimiz birer araç olmalı.

 Devlet merkezi herkesi işe almak, herkese maaş bağlamak mecburiyetinde değil. Devletin malı deniz de değil. Kendi kaynaklarımızı harekete geçirmeli, kendi yağımızla kavrulmayı öğrenmeli ve öğretmeliyiz. Yöre için bir şeyler yapmalıyız. Devletten beklentimiz genel olarak daha iyi eğitim, sağlık ve ulaşım olmalı. Doğanşar açısından baktığımız zaman bu konudaki en büyük sıkıntımız ulaşım imkanlarının yeterli olmamasıdır.

 Doğanşar / Tozanlı için önemli gördüğüm problemler ile çözüm önerilerini aşağıda ifade etmeye çalıştım. Bunları siyasî, sosyal ve ekonomik başlıkları altında incelememiz mümkün. Bunların üç beş yılda gerçekleşmeyeceğinin bilincindeyim. Öncelikle insanımızın bu fikirleri benimsemesi gerekmekte. Bu, bıkmadan usanmadan sürekli anlatmakla olacak. Aşağıdaki fikirlerin kim veya kimlerce hayata geçirileceği de önemli değil. Dernekler, vakıf, iş adamları veya kurumlarımız. Yeter ki gerçekleştirilsin, yeter ki yörenin kaderini değiştirecek adımlar atılsın. 

El birliğiyle bu coğrafyada hiçbir şey olmaz düşüncesini yıkmamız gerekiyor.

 

1. SİYASÎ

a-İlçenin Adı

1960 tarihine kadar Doğanşar’ın ismi İpsile idi. Ancak, İpsile ismi sadece kaza veya nahiye merkezi için kullanılıyordu. Kaza genelinin adı TOZANLI’ydı. 1455 tarihinden itibaren tutulan evrakların tamamında İpsile / Doğanşar nahiyesi veya kazasının adı TOZANLI’dır. Doğanşar halkının elindeki tapu kayıtlarında da aynı ifade yer almakta.

TOZANLI, günümüzde bir coğrafyanın adıdır. Bu coğrafya aşağıda isimleri sıralanan köylerle Doğanşar ilçe merkezini ifade etmekte. Tozanlı 500 yıl müddetle bir bütün iken son yüzyılda parçalandı. İki il ile (Sivas ve Tokat) beş ilçe (Doğanşar, Hafik, Reşadiye, Almus ve Koyulhisar) arasında dağıldı.

Tozanlı adı, Tozan Bey’in yöre insanına armağanıdır. Tozan Bey, 1350 ile 1455 yılları arasında yaşamış, Osmanlı’nın askeri ve idari yetkilisidir. Tozan Bey’den sonra yöre Tozan Bey’in çocukları; Kasım, Hasan, İbrahim, Osman ve Hazar tarafından yönetildi.

Doğanşar ilçesi tarihî kimlik ve tarihî ismine geri dönmeli. İlçe merkezi Doğanşar adıyla devam ederken ilçe geneline 500 yıl müddetle olduğu gibi TOZANLI adı verilmelidir.

İlçemizin adı TOZANLI İLÇESİ olarak değiştirilmelidir.

Doğanşar, isim değişikliğiyle yöre insanını gönlüne basacak, geçmişte ulaşım imkanlarının zorluğu sebebiyle kendisinden ayrılan evlatlarını tekrar bünyesinde toplamak için ciddi bir adım atmış olacaktır.

NOT: Bunu gerçekleştirebilmek için yayımlattığım iki kitap çalışmamın kapağında Tozanlı adına yer verdim. Doğanşar ilçe merkezindeki evimin kapısına bina adı olarak Tozanlı yazdırttım. Birçok insanın dikkatini çekti. Bu konuda yolun başındayız. İlçemizin adı bir gün mutlaka Tozanlı İlçesi olacak daha doğrusu olmak zorunda.

b-Tozanlı Platformunun Oluşturulması

1455 tarihinden itibaren 1906, 1939, 1954 ve 1968’e kadar Doğanşar’a bağlı olan köyler arasında Tozanlı Platformu oluşturulmalı. Bu köyler;

Doğanşar ilçesine bağlı: Doğanşar / İpsile, Alan, Alazlı / Çirmiş, Arslantaş / Karadiz, Avcıçayı / Dumanit, Başekin, Beşağaç / Urumcuk, Boyalı, Çalıcı, Darıkol, Ekinciler / Arzuman, Eskiköy, Göçüköy, İçdere / Câcek, Kabaçam / Tavuza, Karkın, Kıpçak, Kozağaç, Kozlu, Okçulu, Ortaköy / Ortaviran, Sarısuat / Gevele, Söbüler, Ütük, Yavşancık, Yeşilçukur / Mundarlı.

Hafik ilçesine bağlı: Adamlı, Akaya, Alanyurt, Alibeyli, Bayramtepe / Heze, Besinli / Buhiya , Beykonağı / Divriğin, Çaltılı / Gövesse, Çatpınar /  Ermenis, Gülpınar / Asarcık, Değirmenseki, Dündar, Ekingölü / Ohturum, Kızılcaören, Mansurlu, Olukbaşı, Otmanalan, Oymadere / Gönekse, Pusat, Yakaboyu / Müseyle, Yeniköy, Asarcık.

Koyulhisar ilçesine bağlı: Bozkuş.

Almus ilçesine bağlı: Bağtaşı / Gibis, Çamköy / Zora, Çaykaya / Heyvek, Çaykıyı / Tığnıs, Çayönü / Değeryer, Çiftlikköy, Gebeli, Göltepe, Hubyar, Kolköy, Mescitli, Sarıören,

Reşadiye ilçesine bağlı: Abdurrahmanlı, Dalpınar / Tuğla, Dutdibi, Esenköy / Sarsı, Eyüp, Fındıcak / Tozanlı Fındıcak, Gurbetli, Gülburnu / İtburnu, Güneygölcük, İsmailiye / Sameyil, Kuzgölcük, Öküzlü / Özenli, Özlüce / Onapa, Uğurlu / Ficek, Yoğunpelit.

Tozanlı Platformu’nun önderliğini Doğanşar ilçe merkezi yapmalı. Senede en az bir kez Doğanşar ilçe merkezinde bir araya gelinmeli, yöredeki panayırlara halkın katılımı için ön ayak olunmalı, konferanslar düzenlenmeli ve bu konferanslarda yörenin ortak problemleri dile getirilerek çözüm önerileri sunulmalı, devletten beklenen hizmetler konusunda ortak hareket edilmelidir.

c-Doğanşar’a Bağlanabilecek Köylerin Tespiti ve Görüşmelerin Yapılması

Doğanşar’a yakın mesafedeki köylerin 500 yıl müddetle olduğu gibi tekrar Doğanşar’a bağlanmaları için girişimler başlatılmalı. Doğanşar ilçesine 15 - 20 km, şu an bağlı bulunduğu ilçeye 40 - 60 km mesafedeki köylere bu teklif götürülmeli. En az 30 köyün Doğanşar’a bağlanması hedeflenmeli. Ancak, ne cevap alınırsa alınsın Tozanlı Platformu bozulmamalıdır.

 2.EKONOMİK

a-Diğer Tozanlı Köyleriyle Bağlantı Yolları

1455 tarihinden itibaren yaklaşık 450 yıl, bir kısmı 500 yıl boyunca Doğanşar’a bağlı olan köyler, 1906, 1939, 1954 ve 1968 tarihlerinde bizden ayrıldılar. 14 köy Reşadiye’ye, 11 köy Almus’a, 17 köy Hafik’e bağlandı. Bu kopmaların tek sebebi ulaşımdır. Başekin, Hubyar, Heyvek Yaylası ve Almus bağlantı yolları daha iyi kullanılır hale getirildiğinde,  bu köyler tekrar bize yakınlaşacak en azından ekonomik anlamda bizimle irtibata gelecekler. Doğanşar ilçe merkezi eskiden olduğu gibi cazibe merkezi haline gelecektir. Yol çalışmaları konusunda bu köyler tekrar bize bağlansın veya bağlanmasın ortak hareket edilmeli. Hafik, Almus ve Reşadiye gruplarının veya Doğanşar ilçesinin yol isteğini diğer gruplar da savunmalı. Devletin kapısı bütün gruplarca ortaklaşa çalınmalı. İstekler birlikte iletilmeli.

b. İnanç ve Yayla (Dağ) Turizmi

Yol konusunda Hubyar köyü özel bir yere sahip. Koyulhisar bağlantı yolundan sonra acilen ele alınması gereken Doğanşar - Hubyar yolu olmalı. İmkanım olsa 10 km’lik Hubyar yolunu çift şerit yaptırmak isterim. Hacı Bektaş’tan sonra Türkiye’nin ikinci önemli ocak merkezi olan Hubyar köyü, aynı zamanda ülkemizin önde gelen İnanç Turizm merkezlerindendir. Bu ocağa yaz aylarında sayısız ziyaretçi gelmekte. Bunların Doğanşar üzerinden Hubyar’a gidip gelmeleri, Doğanşar’dan alış veriş yapmaları ve hatta Doğanşar’da konaklamaları sağlanmalı.

Doğanşar ve çevresi harika yaylalara sahip. 1925 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sâlnâmesi’nde yaylalarımızın güzelliğinden övgüyle söz edilmekte. Doğanşar’ın yaylaları İsviçre’nin manzarasıyla kıyaslanmakta. Ancak, biz farkında değiliz. Mutlaka tanıtılmalı.

c-Pazarın Tanıtımı

ilk kez 1898 tarihinde Doğanşar ilçe merkezinde hafta pazarının kurulması için girişimlerde bulunulduğu bilinmekte. 1970 ve 1980’li yıllarda da girişimlerde bulunulmuş ancak gerçekleşmemişti. 1995 sonrasında Pazar çalışmaya başladı. Pazardan alıcı da satıcı da memnun. Pazarın daha da canlanması için tanıtımı yapılmalı. Pazarla ilgili afişler ve el ilanları hazırlanmalı, 1906, 1939, 1954 ve 1968’lerde bizden ayrılan Hafik’in 17, Almus’un 11, Reşadiye’nin 14 köyüne dağıtılmalı.

Bu köylerden ana yol üzerindekilere Cuma günleri ücretsiz servis gönderilmeli, yöre insanının Doğanşar Pazarı’na alışması sağlanmalıdır.

d-Hayvancılık

1845 tarihinde Tozanlı / Doğanşar genelinde 52.826 adet kayıtlı hayvan beslenmekteydi. Bunun 17.488’i ilçe merkezine aitti. Günümüzde aynı coğrafyadaki hayvan miktarı üç bin civarında. Hayvancılığın tekrar geliştirilebilmesi için bir takım tedbirlerin alınması lazım. Son yedi sekiz yıldır hayvan ırkı ve sütçülükle ilgili atılan adımlar ile koyunculuğun devlet tarafından desteklenmesi  güzel gelişmeler.

d.1-Hayvan pazarı

Mahalle aralarında hayvan satımından vazgeçilmeli. İlçe merkezinde uygun bir yer belirlenerek hayvan pazarı olarak tahsis edilmeli. Satıcı ve alıcı burada buluşmalı. Halk alışkın olmadığı için başlangıçta bunu yadırgayabilir. Hayvanını pazara çıkarmak istemeyebilir. İnsanımız buna zamanla alışacak. Hafta pazarında olduğu gibi hayvan pazarının da çevre köyler insanına tanıtımı yapılmalı.

d.2-Mezbaha

İlçede hayvancılığın ölmesinin en büyük sebebi üretilen hayvanların pazarlanamaması veya satılan malın parasının tahsil edilememesidir. Son otuz yılda parasını büyük tüccara kaptıran esnafın haddi hesabı yok. Köylü üretmekte, ancak ürününü paraya çevirememekte. Ümidini Kurban Bayramı’na bağlamakta, bu sefer de bin bir çileyle karşı karşıya kalmaktadır.

İlçe merkezinde mutlaka düzenli bir mezbaha inşa edilmeli. Veteriner kontrolü ile kesim yapılmalı, hasta hayvanların kesimine müsaade edilmemeli.

Mezbahayı işleten kurum veya şahıs, İstanbul’daki Doğanşarlıların  et ihtiyacını dikkate almalı. Etler soğuk hava depolu araçlarla belli aralıklarla İstanbul’a nakledilmeli, buradan isteğe göre dağıtımı yapılmalı.

e-Üretilmesi Gereken Bitki Türleri (Kuşburnu, Ihlamur, Ceviz, Nohut ve Fıstık Çamı)

Doğanşar ve köylerinde yaşayanları hiçbir şey yapmadıkları konusunda sık sık eleştirmekte, zaman zaman yerden yere vurmaktayız. Aslında yanlış yapıyoruz. Etrafımızı dikkatle incelediğimizde bir şeylerin yapılmaya çalışıldığını görmekteyiz. Bunun en güzel örneği meyve üretimi konusundaki deneme çalışmalarıdır. Birçok kişi tarafından elma, armut, vişne, fındık, erik bahçeleri oluşturulmuş. Ancak, ürün alınamamıştır. Bunun sebebi yörenin iklim özellikleridir. Yörede nisan ve hatta mart ayında meyvelerin tamamı  çiçek açmakta. Çiçeklenme sonrasında gelen soğuklar döllenme olayı gerçekleşmeden çiçekleri yakmakta ve ürün alma ihtimalini ortadan kaldırmaktadır.

Yıllardır bölgeyi gözlemlemekte, kendi kendime incelemekteyim. Yaz soğuklarından sadece iki ürünün etkilenmediğini tespit ettim. Bunlar; kuşburnu ile ıhlamur bitkileridir. Her ikisi de soğuk iklime dayanıklı, 2500 m yükseltiye kadar yaşayan bitkilerdir. Çiçeklerini  Mayıs sonrası ve Haziran aylarında açmakta, istisnasız her yıl meyve vermekteler.

Öyle inanıyorum ki Doğanşar ve çevresindeki söğütlerle kavak ağaçlarının yerini kuşburnu, ıhlamur ve ceviz ağaçları aldığında halkımız zengin demektir.

 

e.1-KUŞBURNU

Kuşburnu bitkisini 1990 tarihinde halk arasında çokça konuştuk ama kimse ciddiye almadı. 1994 sonrasında Gümüşhane bu konuda büyük atılım yaptı. Kayseri, Tokat, Gümüşhane ve Rize gibi illerde kuşburnu bahçeleri oluşturuldu. Gümüşhane’de kuşburnu ürünü işleme fabrikaları kuruldu. Dönemin başbakanı Sn. Tansu ÇİLLER’in kuşburnu çayını tanıtmasıyla tüketimi yaygınlaştı. Başta Almanya olmak üzere diğer Avrupa ülkelerine ihracatı başladı. Dünyada 18 ülkede kuşburnu ile ilgili fabrikalar bulunmakta. Almanlar Türkiye’de bu ürünün geliştirilmesi için fidan temini yoluna gittiler. Rize’de senede birkaç kez ürün alınabilen kuşburnu çeşitleri denenmeye başladı.

Kuşburnu ürününün iyi bir piyasası var. Tokat ve Gümüşhaneliler Doğanşar’a gelmekte, halkın adeta hobi olarak topladığı üç yüz, beş yüz kg kuşburnu meyvesini istedikleri fiyata satın almakta ve kendi fabrikalarında işlemekteler.

Kuşburnunun hasat mevsimi son derece güzel. Hasat işlemi tarım faaliyetlerinin sona erdiği sonbahara denk gelmekte. Hasat ettiğiniz ürünü üç beş gün içinde elden çıkarma mecburiyetiniz yok. Kurutulmuş olarak pazarlama imkanınız da var. Günümüzde kendiliğinden yetişen kuşburnu meyvesi kadınlar tarafından toplanmakta.

Toplanan kuşburnuların önemli bir kısmı geleneksel tarzda değerlendirilmekte. Kaynatılıp değişik işlemlere tabi tutulduktan sonra ekşisi yapılmakta. Yıl boyunca bir litre suya bir kaşık ekşi katılıp karıştırılmakta, isteğe göre şeker eklenerek ülkemizin diğer bölgelerinde pek bilinmeyen hoş bir içecek elde edilmekte. Kuşburnu ekşisi elde edildikten sonra genel olarak plastik kaplarda saklanmakta. Plastik iyi bir saklama kabı olmadığı için plastiğin kokusu zamanla ekşiye sinmekte, ekşinin tadını etkilemekte. Ekşiyi saklamak için cam kavanozlar kullanılmalı. İşin ticari boyutu da düşünülmelidir.

Doğanşar ekonomisine katkı sağlayacak ıhlamur, ceviz, kekik, ısırgan ve nane gibi ürünler de bulunmakta. Ancak, kesin olarak bilinmeli ki Doğanşar yöresi için ihracatı da olduğu için KUŞBURNU meyvesinden daha avantajlı bir ürün yok. Doğanşar ilçesinin dört bir yanı bu ürün için uygun şartlar ihtiva etmekte. Yörenin her yanına kuşburnu fidanları dikmeli, kuşburnu bahçeleri oluşturmalıyız. Hasat işine erkekleri de dahil etmeliyiz.

e.2-IHLAMUR

Hepimizin yakından tanıdığı ancak ciddiye almadığımız bitki. Dağlarımız ıhlamur bitkisiyle dolu. Bugün dikeceğimiz ıhlamur bitkisinden ciddi anlamda sekiz, on yıl sonra ürün alacağız. Ama kesinlikle ürün alacağız. Soğuk yaktı, meyve vermedi gibi dertlerimiz olmayacak. Bunun en güzel örneği dağlarla, camilerin önündeki ıhlamurlardır. Ihlamur bitkisi Haziran ayında çiçek açmakta; ürün Temmuz sonu ile Ağustos ayında hasat edilebilmektedir. Ihlamuru hasat ettikten sonra anında elden çıkarma mecburiyetinde de değilsiniz. Üç, beş, on ay sonra da satılabilecek bir ürün.

Kuşburnu ve ıhlamur tüketimi konusunda kendi insanımızı özendirmeli, damak tadının oluşmasına zemin hazırlamalıyız. Doğanşar’daki kahvehaneler ile evlerde çayın yanında mutlaka kuşburnu ve ıhlamur da bulundurulmalı, tüketimi teşvik edilmeli. Kendi coğrafyamızda bulunan ürünler tüketilmeli, halkın cebindeki paranın dışarı çıkması en aza indirilmelidir.

e.3-CEVİZ

Tozanlı / Doğanşar’ın ortalama rakımı 1500 metre, yaz sıcağı ortalaması ise 20 derece civarında. Vadi içleri daha sıcak. Tozanlı / Doğanşar yöresindeki vadi içlerinde cevizin yetişebileceği iklim özellikleri mevcut. 1400’lü yıllardan beri bu coğrafyada ceviz üretimi yapılmakta. Kozlu ve Kozağaç gibi ismini ceviz ağacından alan köylerimiz var. 1980’li yıllarda yörede sayısız ceviz ağacı kesilerek kereste ticareti yapanlara satıldı. Buna rağmen Tozanlı deresinde hala bol miktarda ceviz üretimi yapılmakta. Pazar imkanı en iyi ürünlerden olan ceviz üretimi rakımı düşük köylerde mutlaka yaygınlaştırılmalı.

Bu arada Eskiköy halkının nohut ve ekşi elma konusunda attıkları adımları takdirle karşılıyorum. Yörede fıstık çamı da mutlaka denenmeli. Çünkü 100 adet fıstık çamından bir asgari ücretlinin elde ettiğinden daha fazla gelir elde etmek mümkün.

f-Arıcılık

Arıcılık, Doğanşar için en önemli gelir kapılarından biridir. Doğanşar ve çevresinde yüzlerce yıldır arıcılık yapılmakta. Fenni kovanlar 1990 sonrasında yaygınlaştı. Arıcılıkla ciddi anlamda uğraşan 15 – 20 aile küçümsenemeyecek gelirler elde etmekte. Bu konudaki en önemli problem Pazar meselesidir. Ürün elde edilmekte ama pazarlanamamakta. Doğanşar balı marka haline getirilerek tanıtımı yapılmalı.

Kendi insanımız kaliteli balın özellikleri ile balı nasıl muhafaza edeceğini maalesef bilmiyor. İnsanımız balı buzdolabı veya nemli ortamlarda saklamakta. Islak kaşık veya bıçakla kesmekte. Renk değiştirmesi için gerekli zemini hazırlamaktadır. Renk değiştirerek beyazlaşan balı ise şeker balı zannetmekte, ertesi yıl aynı üreticinin balını satın almamaktadır.

Doğanşarlı üreticinin en iyi ve hazır müşterisi İstanbul’daki Doğanşarlılardır. Bu sebeple öncelikle kendi insanımıza çiçek balı ile şeker balının özelliklerin anlatmalı, bazı marketlerden alınan ve hiç renk değiştirmeyen balların içindeki kimyasal maddeleri hatırlatmalı, balın nasıl muhafaza edilmesi gerektiğini öğretmeliyiz.

3. SOSYAL

a-Öğrencilere Burs

Yörenin en önemli problemi eğitimdir. Nüfusun azalmasıyla bu problem daha da büyüdü. Eğitim imkanlarının kısıtlı oluşu göçü de hızlandırdı. Köylerimiz, ilçe merkezi ve İstanbul’daki öğrencilerimize yönelik burs çalışmaları düzenli hale getirilmeli. Lisede başarılı olan öğrencilerle, üniversiteyi kazanan her öğrenci mutlaka desteklenmeli. Eğitim uzun vadeli bir yatırımdır. Bu alana harcayacağınız para size hemen geri dönmez. Belki on, belki yirmi yıl sonra dönüş yapmaya başlar. Ancak, bilinmeli ki yörenin kaderini değiştirecek tek uğraş eğitim faaliyetidir. Yetişmesine katkı sağlanan kişi; başkalarının yetişmesine zemin hazırlayacak, örnek alınacak, belli görevlere geldiğinde kendi insanını unutmayacak, yörenin kalkınması için geleneksel düşünce tarzını yıkarak insanımızın ufkunun açılmasını sağlayacaktır.

b-Müze

Doğanşar gün geçtikçe şehirleşmekte ve aynı zamanda kültürel değerlerini kaybetmekte. Bu değerlerin gelecek nesillere aktarılması lazım. Hem ilçe merkezi ve köylerinde hem de büyük şehirlerde yaşayan insanlarımız bu değerleri tanımalı ve aynı zamanda tanıtmalı.

Sonradan düğün salonuna dönüştürülen eski hamam binası veya eski Doğanşar Sağlık Ocağı binası müze olarak tashih edilmeli. Burada yörenin giyim kuşamı, eski ev eşyaları, tarım aletleri, bölgedeki tarihi değeri olan taşların aslı veya fotoğrafları, yöreyle ilgili yayınlar, şimdiye kadar ki panayır afişleri, güreş ağaları ve dernek başkanlarının fotoğrafları sergilenmeli, Türk ve dünya güreş tarihine adını yazdırmış insanlarımız hakkında detaylı bilgi yer almalıdır.

Herhangi bir sebeple Doğanşar’a gelen devlet yetkilileriyle diğer misafirlere göstereceğimiz, anlatacağımız bir şeyler olsun. Büyükşehirlerde hatta Doğanşar’da büyüyen çocuklarımız, atalarının kültürel özelliklerini öğrensin.

c-Karakaya’nın Boğaz

Karakaya’nın boğazda üç dört metre yüksekliğinde doksan derecelik bir şelale bulunmakta. Dar bir boğazda olması sebebiyle burayı çok az kişi bilmekte. Şelalenin yüksekliği sebebiyle balıklar Doğanşar’a gelememekte. Buraya meyil verilmeli, balığın Tekeli içi deresine çıkması sağlanmalı. Doğanşarlı yanı başından gürül gürül akan çayda oltası ve ağıyla balık tutabilmeli.

d- Ahır ve samanlıkların ilçe merkezinin dışına çıkarılması ve arsa üretimi

İlçe merkezindeki ahır ve samanlıklar çok kötü bir görünüm arz etmekte. İnsan ve hayvan sağlığına uygun olmayan bu mekanların ilçe dışına çıkarılması için projeler hazırlanmalı. İlçe dışına kendi imkanlarıyla ahır ve samanlık yapmaya çalışanlara belediye ekonomik anlamda (mazot bedeli karşılığı kum vb.) yardımcı olmalı. Ahır ve samanlıkların ilçe dışına çıkarılmasıyla Doğanşar’ın arsa problemi kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

e- Çevre köyler halkından Doğanşar’a yerleşmek isteyenlere imkan tanınması.

Yörede Türklerin eline geçen en son yerleşim merkezi İpsile / Doğanşar’dır. Bizler önce çevre köylerde ikamet etmekteydik. İpsile’nin Tozan Beyin askerlerince alınmasıyla (1461) çevre köylerde yaşayan Türk nüfus İpsile’ye yerleşmeye başladı. 1600 – 1611 arasında buradaki gayr-i Müslimler Tokat merkeze taşındılar. İpsile tamamen Türkleşti. Doğanşar nüfusunun kalabalıklaşmasıyla 1800’lü yıllarda bu sefer Doğanşar merkezden çevre köy ve mezralara göç başladı, çiftlikler köyleşti. Çevre köyler halkıyla ilçe merkezi bir çınarın bütünüdür.

Günümüzde yaz tatili ve emeklilik günlerini geçirmek isteyenler için, çevre köyler ekonomik ve sosyal açıdan cazip değil. Çevre köyler halkından birçok insan Doğanşar ilçe merkezine yerleşmek istemekte. Ancak, arsa problemi sebebiyle yerleşememekte. Arsa probleminin çözümüyle çevre köyler halkından birçok insan Doğanşar’a yerleşecek, Doğanşar ilçe merkezi canlılık kazanacaktır.

f-Arıtma Tesisi

Doğanşar ilçe merkezi, bazı köyleri, Çatpınar ve Şerefiye beldesi ile köylerinin kanalizasyonları Yeşilırmak’a akmakta. Yeşilırmak yeşilliğini tamamen kaybetmek üzere. Yeşilırmak’tan bölgede yaşayan herkes faydalanmakta. Yöre halkı Yeşilırmak’ı sulamada kullanmakta, yaz aylarında serinlemek için nehre girmekte, en önemlisi de amatörce balık tutmakta. Kanalizasyonların doğrudan nehre verilmemesi için gereken tedbirler bir an önce alınmalı, Doğanşar ilçe merkezi gibi büyük yerleşim merkezlerine arıtma tesisi kurulmalıdır.         

 

 

www.tozanli.net   / fikrikaraman@gmail.com

 


          Tozanlı Adı | Tozanlı Köyleri | Tozanlı Doğanşar Kitapları | Tozanlı- Doğanşar'ın Geleceği İçin... | Gidemediğin Yer Senin Değildir...| Fotograf Galerisi | Şiirler | Kütüphanenize Kitap Ekleyin


Copyright © 2004, tozanli.net    EmreWeb